Makale ara:  
Makaleler
  • Başarı Öyküleri
  • Çoklu Zeka
  • Geliştiren Sözler
  • Geliştiren Hikayeler
  • Kişisel Gelişim
  • Çocuk Gelişimi
  • Sağlık
  • Babadan Oğluna Mektup

    Bunları sen küçük ellerinden biri çenenin altında yumruk olmuş, sarı kıvırcık saçların terden ıslanmış, alnına yapışmış bir halde uyurken söylüyorum. Odana gizlice, tek başıma girdim, sadece birkaç dakika önce, kütüphanede oturmuş gazetemi okurken, güçlü bir paşmanlık dalgası her tarafımı sardı. Suçluluk içinde kalkıp, yatağının başucuna geldim.
    Düşündüklerim şunlardı oğlum:
    Sana kızmıştım, okula gitmek için hazırlanırken yüzünü havluya şöyle bir sildin diye sana bağırmış, ayakkabılarını temizlemediğin için seni azarlamıştım. Eşyalarını yere attığın için öfke içinde haykırmıştım. Kahvaltıda da hata buldum. İçeceklerini etrafa sıçrattığın, yiyeceklerini alel acele yedin, dirseklerini masaya koydun, ekmeğine tereyağını çok kalın sürdün. Sen oynamak, bende trene yetişmek için çıkarken bana döndün, elini salladın  "GÜLE GÜLE BABA" dedin.   Ben ise irkildim ve "omuzlarını dik tut" cevabını verdim
    Öğleden sonranın geç saatlerinde her şey yeniden başladı. Eve gelirken seni dizlerinin üstünde eğilmiş misket oynarken gördüm. Çoraplarında delikler vardı. Seni arkadaşlarının önünde, benimle eve gelmeye zorlayarak aşağıladım. Çoraplar çok pahalıydı ve eğer parası senin cebinden çıkıyor olsaydı, daha dikkatli olurdun.  Bir düşün oğlum bunlar bir babanın lafları.
    Daha sonra, ben kütüphanede okurken, gözlerinde acı dolu bir bakışla nasıl çekingen içeri girdiğini hatırlıyor musun. Gazetenin üstünden, rahatsız edilmiş olmanın verdiği sıkıntıyla sana baktığımda, kapıda durakladın. Ben ise "ne istiyorsun diye" kükredim. Hiç bir şey söylemedin ama aceleyle bana doğru koştun; kollarını boynuma dolayıp beni öptün. Küçük kolların Allah'ın yüreğine yerleştirdiği, sana yaptıklarımın bile soldurmadığı o büyük sevgiyle boynumu sıkıyordu. Sonra koşa koşa merdivenleri çıkıp gittin. Evet oğlum bundan hemen sonra gazetem ellerimden kaydı ve müthiş bir korku her yanımı sardı. 
    Adetlerim bana neler yaptırıyor? Hata bulma adetim,  azarlama adetim, sana bir çocuk olduğun için verdiğim ödül bu mu? Seni sevmediğimden değil, ama bir çocuktan çok fazla şey beklemiştim. Seni, kendi ölçütlerimle değerlendirmeye kalkıyordum. Oysa karakterinin o kadar iyi , o kadar güzel yanları vardı ki. Küçük yüreğin, dağların ardından söken şafak kadar büyüktü. Ve bunu gelip bana iyi geceler öpücüğü vererek gösterdin. Bu akşam başka hiç bir şeyin önemi yok oğlum.
    Karanlıkta yatağının baş ucuna geldim ve utanç içinde diz çöktüm.  Bu çok yetersiz bir af dileme çabası. Bunları sana sen uyanıkken söylersem anlamayacağını biliyorum.  Ama yarın gerçek bir baba olacağım. Seninle dost olacak sen acı çektiğinde ben de çekecek, sen güldüğünde bende güleceğim. İçimden kötü sözler geldiğinde dilimi ısıracağım. Sanki bir dua gibi kendime hep şu sözleri söyleyeceğim.

    " O SADECE BİR ÇOCUK, KÜÇÜK BİR ÇOCUK"

     


     

    Giriş
    E-Posta:
    Şifre:
     

    Yaşamsal Gelişim Facebook'ta

    İletişim Başarı Hikayeleri Oyuncak Powered By Ege Internet  | RSS |   Tüm Hakları Saklıdır 2010 ©